Elifabeth

Love, Peace, Understanding and Imagine +Style+Fashion+Lifestyle

31.05.2013

01.06.2103

02.06.2013

03.04.2013

 

Lifestyle

Not a Same June

Benim en sevdiğim aydır Haziran. Gözümün bebeğidir. Ve benim en büyük bayramım hep 1 Hazirandır.  Ben hep kutlarım 1 Haziranları. Bu defa yine kutladık hem de öyle kalabalıktık ki… Ama mutlu değildik, umutluyduk onun yerine. Bir gün önce ölen kardeşlerimizin yası içimizde, birbirinden farklı bu kadar insanın bir araya geldiği topluluk olarak yüzlerimizde “insanlığa inanıyoruz tekrardan” ifadesi vardı. Ben insanlığa, birliğe tekrar inandım biliyor musunuz? En hayrıda buydu şu olayların.

Ben sapasağlim evimdeyim, evet işime gidemedim çünkü fiziken çokta güçlü hissedemedim. Ama evlerine işlerine hiç gidemeyecek olanlar var ya da isteselerde gidemeyecek olanlar; ya sakat kaldılar ya hastanedeler ya da halen gözatında. Peki NE İÇİN? NEDEN?.Kendime NEDEN diye sormaktan içim içimi kemirir oldu. Bu insanlar neden öldü? O kadar gencecik insanın suçu neydi?  Cevabını alabilecek miyiz? Biz diktatörlüğe dayanamayan insanlar olarak haklı başkaldırımıza “aşırı uç” ve “çapulcu” gibi ifadelerle tabir eden bir başbakan tarafından halen yönetilirken, medya gerçekleri göstermek yerine penguenlerle ilgili bir belgesel yayınlarken ve tam o anda da insalar ÖLDÜRÜLÜRKEN, dövülürken, tartaklanırken dürüst bir cevap alamayacağımızı biliyorum.

Size birşey söyleyeyim mi; ta ki Cuma sabahına kadar tüm bu insanlar parkta kitap okuyor gece ise çadırlarında uyuyorlardı. Ama Cuma sabahı saat 5:00′ı göstermesiye polislerin haince çadırlarından insanları sürükleyerek çıkarmaları, gaz bombaları atıp çadırlarını ateşe vermeleriyle bir başkaldırı başlattılar. Sonrasından olayın küçümsenmesi ile bu direniş bir halk hareketine dönüştü. Ve biz binlerce kişi türbanlısı, eşcinseli, Lazı, Kürdü, Çerkesi, milliyetçisi, solcusu, rakçısı, popçusu, apolitiği, politiği hepimiz tek bir yerde buluştuk. Kimimiz en önde, kimimiz arkada onlara destek vermek için direndik ve direniyoruz da…

Cuma gününden beri sabahı ilk saatlerine kadar bi’l-fiil oradayım. Ve size oradaki barışçıl havayı anlatmaya yetecek tabir yok. İnsanlar birbirlerine “su ister misiniz?” “fazladan köfte ekmeğim var yer misiniz?” dye soruyor. Bankta yanında oturduğum sonra tüm geceyi katlanarak büyüyerek beraber geçirdiğimiz arkadaşlardan biri bana ve yine orada tanıştığımız diğer arkadaşlarımıza çay ısmarlıyor; çok üşüdüğüm için birkaç saat önce tanıştığım biri bana uzun kollu tişötürünü veriyor bir diğeri “benim çizmem var nasıl olsa, sen benim diz altı çorabımı giy” diyor ve ben her seferinde daha da çok seviyorum herkesi.

Ani bir patlama oluyor meğersem devrilen bir arabayı “izmarit atma” uyarısına rağmen ateşe verip patlatıyorlar. Biz can havliyle elimzideki yarım ekmek köftelerle koşarken o yeni tanıştığım insanlar, birisinin elinde çantam beni bekliyorlar ” Elif gelmeden gitmeyelim!” diyorlar.

Şimdi söyer misiniz bu insanlar mı çapulcu? Bu insanlar mı sevgili başbakanımızın dediği gibi insanları “yanlış bilgilendiriyorlar mileti”.

Olayları çok abartıyorsunuz… Provakatörlerin gazına geliyorsunuz… Piyon olmayın” gibi şeyler söyleniyor sadece evde oturup sosyal medyadan, Ulusal ve Halk Tv kanallarından izlenerek yapılan bu yorumlara söyleyeceğim birşeyler var: “Bizler barış istiyoruz, özgürlük istiyoruz. İyinin içinde kötü herzaman olacaktır. Bu toplululuğu, bu birliği fırsat bilen işgüzarlar elbette olacaktır. Polise saldıran, arabaları yakıp yıkan, direnen ve bu vandallığa, “ben ne dersem o olur” diktatörlüğüne başkaldıran barışçıl insanlar değil fırsatçı milliyetçiler, hükümeti bize karşı haklı çıkarmaya, bizleri terörist olarak göstermeye çalışan yanlılardır. Ben kimsenin elinde bir taş bile görmedim. Dahası meydanlara, parka çocukları hatta bebekleriyle gelen insanlar gördüm. Sulh ve huzur içindeydiler. Sadece “hayır” demek istediler “bizleri birbirimize düşürmeye hayır. İnsanları tekdüzeleştirmeye hayır. Bir ülkenin sadece bir insanın canı ne isterse öyle yönetilemsine ve değiştirilmesine hayır. Şimdi lütfen çıkın o evlerinizden işyerlerinizden Taksime gelin, Beşiktaşa gidin, diğer şehirdekiler çıkın görün. Burada 3 gündür savaş var ve daha da büyütülmek isteniyor. Çıkın, gelin, görün ondan sonra gerçek yorumlarınızı tartışalım…”

Bu bir savaş değil bu bir direniş. Bu halk silahsız. Silahsız savaş olur mu ki zaten?…

Gerçek görüntüler için http://occupygezipics.tumblr.com

Sizlere gün be gün görsellerin olduğu birkaç yazı daha yazacağım ama olayların bir özetini isterseniz onu bir görsel ve bir video ile anlatsın sizlere.  Direnişin ilk haftasının  özeti için tıklayın lütfen

WHAT’S GOING ON TURKEY?

Turkey is showing his reaction to dictatorship of government. And police is attacking off weapon people. There are lost of injured and dead young people. And all they ever wanted was PEACE. We want to be free. We don’t want to do what our prime minister just want to do or not want to have something. This is our life. They banning everything Everysingle week there is a new rule to obey. 

Police is getting more and more rights and at the same time getting more angry.

There was a huge park in the center of Taksim which is call Gezi Parkı. And all of a sudden goverment said tat tey want to do a shopping mall there. It’s full of shopping malls in İtanbul. We don’t need shopping malls we need green places. We need trees. We need oxygen. So people started to standing out to this decision. And they were staying in the park and reading book to the policemans. 

I’ve been there for 3 days and in Firday night I saw policemans is shotting down the resisters  with plastic bullet who was raised hands in front of my eyes. As I was watching from a building that ı refuge in while I was escaping from polices. Because all of a sudden hey attacked with gas bombs and with panzers. There are joyfull people around the park as the police has been backed off from Taksim on Saturday but Beşiktaş which is a walking dstance to Taksim was a war place since 2 days. They are attacking with o sense. An plus using something different from gas bomb. 

People are helping each other in the park. Asking if you are hungry want to have water or drink something hot to get warm. I had several friends there over the  days beautiful people. Gave their sweatshrirts to me even wanted to give me her sock as I was so so cold! Picking up the rubbishes around the park and taksim. An it wew all of us not teh policemans or the goverments. It were us who our prime minister called as “jerks”. We kept it clean we kept it safe! 

But in the early morning around 5am of Friday 31th May police attack sleeping people in the tents wth gas bombs and draging them away from their tents and burning the tents. That fired the people first it started in İstanbul then almost all the cities standed up to say no; no to vandalism; no to dictatorism; no to fight!

It’s been 6 days but our media hasn’t yet show the real cases. Has just been started to show but veey small piece and not n the right way. You know why? As all the media had been bought by the government. 

Now in Turkey is you don’t use social media you don’t what’s happening here. And if you watch tv still and see the Prime Minister talking you think about us that we are riots as he called us as ” a bunch of marginals and jerks”.

We need your support by writing in social media with hastags “occupygezi #direngezi #bubizimdirenisimiz #occupyturkey

You can see the fresh photos by tis page: http://occupygezipics.tumblr.com

why Turkish people ar fighting: https://www.facebook.com/photo.php?v=519020978145151&set=vb.387205834705478&type=2&theater

read here: http://www.theatlantic.com/international/archive/2013/05/protests-show-turks-cant-tolerate-erdogan-anymore/276447/

bbc: http://www.bbc.co.uk/news/world-europe-22749750

watch and listen here: https://www.facebook.com/photo.php?v=10200652438947879&set=vb.354457838010165&type=2&theater

he is a famous Turkish dj and has a 4-5 year old daughter: https://www.facebook.com/photo.php?v=556235777751729&set=vb.177116479062549&type=2&theater

We are harmles and we only wanted to raise our voices to say no to dictatorism but they turned it to a civil var. There ‘is a civil war here in Turkey but still nthing on TV’s… 

Please support us and make human rights see this and help. 

Style

Chiffon+Sneakers

Geçtiğimiz haftanın son iş günü Cuma; hem ofis hem de iş çıkışı yemek demek. Sneaker ve şifon gömlek her ikisi içinde uygun oldu galiba. : ) Çokta planlamamıştım oysa ki ama tesadüf demeyeceğim çünkü tesadüflerin varlığına inanmıyorum. “Herşeyin bir sebebi var” daha benlik bir deyiş… Bu jeanimi “boyfirend kesim” diye aldım tabi denemediğimden ve dikkatli bakmadığımdan “sexy boyfriend cut” yazdığını da farketmemişim. Biraz dar olan herşeye “sexy” demek yeni moda mı? Boyfriend kesim bir jean arıyorum bulamıyorum, bu dertten çok müzdaribim : ) Siz de şifon gömleklerinizi daha günlük, daha rahat bir görünüm yakalamak için jeanleriniz ya da jean şortlarınızla kombinleyip gece serinliğinde daha şiık bir görünüm yakalamak içinse yine boyfriend kesim bir blazer ile tamamlayın derim! . )

Last day off weekday means office and after work dinner out! I guess Chiffon top+sneakers were too suitable for both of them altough ı didn’t meant to do it. I don’t believe coincidence  “everything has a reason” is much more suitable for me. : ) I bought this jean just because it says “boyfriend cut” as I didn’t try and not read correctly I didn’t realize it say “sexy boyfriend cut” Is it new black to call “sexy” for everything which is fit? I’ve been looking for a natural boyfriend cut such a long time and not succeded yet to find. : ) You can try to combine chiffon tops with sneakers to have casual nad stylish look and  recommending you to fnish the look with a boyfriend cut blazer for the chilly nights! . )

 Blazer: H&M  // Top&Earings: Koton  // Jean: GAP  // Sneakers: New Balance  // Sunnies: Vintage from granny 

 

<a href=”http://www.bloglovin.com/blog/3814876/?claim=vm99xqwhwpw”>Follow my blog with Bloglovin</a>

Festival sezonunu Babylon Soundgarden 2013 ile açmış bulunuyoruz. En mutlu, en keyifli en huzurlu olduğum zamanlar hep müzik festivallerinde geçirdiğim zamanlardır. Bu yaz ki festival ve konserlerin ne kadar da dolu olduğunu düşündükçe resmen yerimde duramıyorum desem! : ) Soundgarden Festival bu sene Parkorman’da gerçekleşti. Ormanın içinde müzik dinlemek, eğlenmek ne kadar keyifliydi yani size nasıl analatbilirim ki burada!  Pozitif  ve Babylon ekibinin günlerce uykusuzca ve sıkı çalışmasının ekmeğini bizler konforumuz, rahatlığımız için herşey sağlandığından bol bol yedik. : ) Kings Of Convenience  izlemeyi en çok istediğim gruplardan biriydi. İzleyicilerin konuşmalarından sık sık “sizden konuşmanızı değil dans etmenizi bekliyoruz çünkü bunun için çalıyoruz” diyerek biraz sitemkar olsa da sakinleştirdiler, güzelleşirdiler. Aklıma 2009 Efes One Love Festivali’nde izlediğim The Whitest Boy Alive konseri geldi. Ne kadar da güzel bir gündü… Hemen öncesinde de Wild Beasts sahne almıştı, güneş batmak üzereydi…  Bu sene çok güzel başladık, daha nicesini düşündükçe çok çok daha iyi olacağına eminim!

Yesterday we gave a start for festival sessions with Babylon Soundgarden 2013. It was too joyful and when I think about the rest of the festivals tat we gonna have in this summer I can’t stop myself, too excited! : ) Soundgarden Festival took place in Parkorman this year. I am speechless to tell you about the joy of listening music and having fun in the forest! Pozitif Organization and Babylon team worked really hard so we have really nice time in comfort. Kings Of Convenience was one the bands that I ever wanted to see on stage. They remind me the  The Whitest Boy Alive concert in Efes Pilsen One Love Festival 2009 that before Wild Beasts had taken the stage how lovely it was and was about sunset… We made a good start this year I’m sure will have much better ones ahead! 

Jean&Gemini Sign Bracelet: Topshop  // Kimono: XSide  //  Tee:Denham  //  Sneakers: Adidas Originals  // Sunnies: Choies.com  // Queen Necklace: Koton  // Watch Belt: Vintage from London

King Of Convenience

Devotchka

İlhan Erşahin’s İstanbul Sessions

Yarin yani 25 Mayıs Cumartesi festival sezonunu Parkorman’da gerçekleşecek olan Soundgarden Music Festivali ile açıyoruz. Aramızda “Hiiiih ne giyecegiim!” diye telaşlara düşen de var “Aman bulduğumu giyer giderim” diyen de. Ben de hem stil sahibi olup bunu öne çıkarmayı tercih edenler hem de rahatlığına düşkünler icin birkac kombin önerisi hazırladım. Gec kaldığım icin markaları yaşamadım ama facebook sayfamdan ya mail ile sorularinizi herzamanki gibi seve seve yanitlarim tabiki! : ) Biletler Biletix’de kapidan da satin alabilirsiniz. Gelin, gorursenizde selam edin! .)

 

 

 

 

Style

Illustrated Tee

İllustrasyonlara verilen önemin ne kadar da arttığını farkettiniz mi? Özellikle tekstil sektöründe ki sanata ilgi, içinde olduğum bir sektör de olduğundan mutluluk verici. Özellikle bu sezon illustre edilmiş çantalar, tişörtler neredeyse her markada birden fazla çeşit olarak karşımıza çıkıyor. Zara’ya ait bu tişörtün illustrasyonuna daha görür görmez bayılmıştım. “Kendi ilustrasyonlarımı ne zaman kendi illustrasyonlarımı ürün haline getirme isteğini eyleme dönüştüreceğim acaba?” diye düşündürmeye teşvik etti beni-her illustrasyonlu tişört, çanta vb gördüğümde olduğu gibi… ( her ay geliyor gidiyor-hep bir döngü- sanırım zamanı değil; ya da “doğru zaman diye birşey var mı sizce?) Beyaz tişörtün üzerine siyah baskıları hep çok beğenmişimdir. Mint rengi bu jeanimi de geçen yıldan hatırlarsınız sanırım. Buraya tık tık(Ben onu giydiysem eğer yaz geldi demektir. )  Siyah-beyazın büyüsünden ise asla vazgeçemiyorum; bir de büyük çiçek küpelere ölüp bitiyorum!

Ps: Bu arada Galata Kulesinin hemen aşağısında yer alan eskiden İngiliz Karakol’u olan şimdi ise Galata Evi adında restoran olarak işletilen bir yerdeydim. Önümüzdeki günlerde daha ayrıntılı olarak burada tanıtmak istiyorum. Sakin bir yemek için birebir! .)

 Did you realize how did  the interest fır illustration has been grow up lately? Especially in fashion business, as I’ım into it, that really makes me happy. For this season most of the brands got them in tehir colectiona. When I saw this illustrated tee in Zara I fell in love with it. It made think -as everytime whenever I see a tee or bag etc. which has  illustrated graphic- “When I’m gonna be in a movement for to produce my illustrations?” (I think it’s not the right time yet;hım? or is there anything like “right time?” ) I always like black print on white t-shirt and you can remember this mint colour jean from last year post. -click click here- I never give up from the beauty of black&white and I do have a huge love for big flower earings.

T-shirt: Zara  // Jacket: Twist  //   Jean: Topshop  // Oxfords: Elle  //  Earings: Koton

Style

Red Sleek Sneakers

“Ofiste ne giydim?” bölümüne biraz ara vermişim. İstemeden asında. Ah bu çalışma hayatı… Arada “çekim” molası vermek gün içinde motive olmak için birebir. Ve işte yeni kıpkırmızı vintage stil Nike ayakkabılarımla geri döndüm. Çok basit ama çok güzel olan bu ayakkabılara ilk görüşte vuruldum. 70′lerde okuyor olsaydım lisede bunlarla beden eğitimi dersine çıkmış hayal ettim kendimi; “Hababam Sınıfı”nda mesela : ) Ne yalan söyleyeyim ofise spor ayakkabı ile gitmeye bayılıyorum! Yaşasın rahatlık! . )

I’ve given a small break to share “What I wore in office?” posts but I’m back with my new red vintage style Nike sneakers. Fell inlove at the first sight. İf I were in the 70′s I’d love wear them for a sport class.  I love to wear sneakers for office. Love casual! . )

Jacket: Twist  //  Tee:  LTB  //  Skirt: Topshop  //  Sneakers: Nike  //  Bag:Burberry  //  Belt: My Design 

Perşembe akşamı LTB markası, şu an mağazalarda satışta olan 2013 ilkbahar/Yaz koleksiyonunu küçük bir defile ve sunum ile davetli ve basın mensuplarına tanıttı. Bebek Chilai‘de gerçekleşen gecede biz tasarım ekibi olarak oldukça güzel ve sorunsuz geçen bu gecede yerlerimizi aldık. Yapmış olduğun tasarımı bir sunum ya da şov eşliğinde podyumda görmek bir tasarımcının en yüksek tatmin noktalarından biri değildir de nedir? : )

Bu yaz koleksiyonunda 4 ana konnumuz var; ”Preppy” ”Dynamic Cool” ”Rebel” ”Urban” ”Boho”. İster rock’n rolla olun isterseniz bir şehir insanı ya da belki 70′lerin ruhunu halen taşımayı seviyorsanız kendinize uygun genç ve trend ürünlerin bulabileceğinize inanıyorum. Kombin konusunda ise herzamanki gibi benden yardım alabileceğinizi zaten bilyorsunuz. Facebook sayfam ve mail ile elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. : )

Defiledeki mankenlerden birisi size biraz tanıdık gelmiştir hatta belki de “hallelujah” sesleri çınladı kulağınızda işte karşınızda tvde belki de yayınlansın diye beklediğiniz tek reklam Biscolata mankenleriden biri  Bruno Soara Amaro! : ) Birazdan göreceğiniz samimi pozlarımızdan kıskançlık yapmamanız kulağımı çınlatmamanızı da diliyorum. : )

Ekip olarak siyahlara büründük ve bende dantel peplum etek ve siyah şifon bluzümü siyah saten kimono ve siyah stilettolarımla tamamladım.

There was press show of LTB brand’s S/S 2013 collection. As a design team we were there as well. It was a really beautiful night without any trouble but with lots of guests and press. It was really high satisfaction for a designer to see the collection a design that she/he is a part of on the stage! : ) 

LTB has 4 looks this seasons’s collection; ”Preppy” ”Dynamic Cool” ”Rebel” ”Urban” ”Boho”. If you are a rock’n rolla or someone who still love the moods of 70′s or maybe a real city person, you’ll definitely find something goes with your mood. And for sure I can try to help you to combining as I2m trying to do by my facebook page or mail. 

Did you see a Biscolata men here?  Yes? He is Bruno Soara Amaro he was one of our models as well. Really nice, so polite and modest guy. İmagine it! : ) Hope you wont be et jealous of the sincere photos that you’ll see below : ) 

As a team we have black dress code. So we were all in black. I prefer to wear peplum lace pencil skirt with chiffon blouse with black satin kimono and finished the look with stilettos.

Pencil Skirt: Zara  /  Blouse: Mango  /  Kimono: H&M  /  Stilettos: Topshop  /  Earings&Ring: Forever New 

Buyrun kızlar! . )

Here you go girls! . ) 

Ve bu yazıdan(tık tık) haztırlayacağınız bomber ceketim de sahnedeydi. .)

And bomber jacket of mine that you can remember from this post (click click)

Veeeee altın vuruş!  (Bruno Soara Amaro)

Aaaaand golden shot!

Style

Tied-Up Shirt

Bence bu defa oluyor; bu sefer yaz gerçektende geliyor! Yani cidden şurada, bu sayfada üzerimde bir ceket, ne bileyim bir hırka, bir denim gömlek olmadan paylaşım yapacağım zamanları iple çeker oldum. Ama Cuma günü güneşi sanki “atın şu tüm haftanın sebebi bilinmez stresini üzerinizden!” dercesine fotoğraflardan da anlayacağınız üzerine parladı da parladı üzerimize. Nasıl da etkiliyor insanın halet-i ruhiyesini… Zoraki gülümsemenin yerini gerçeği alıveriyor birden. Ve senden bağımsız oluşan tüm negatifliklere “amaan be” diyebilmen mucizevi bir şekilde gerçekleşiveriyor.

Yüksek belli dirndl etek üzerine önden bağlanmış denim gömlek biraz cesaret mi istiyor ne? Baksanıza nasıl da “yuvarlak” olmuşum.  : ) Ama yine de denim gömlekleri hatta her türlü gömleği neyle giyersem giyeyim bağlamayı fazasıyla severim. Hatta şifon gömlekleri dar bir elbise üzerin giyip bağlamak oldukça şık ve kullanışlı oluyor. Yaz da geliyor denersiniz artık. : )

Friday (at last) sun was shinest ever  as you can guess by the photos it was like telling us “just get rid of the whole week’s meaningles stress and get high!”. : ) It’s always so weird how sun is effecting your mood… Replacing “unwillingly smiling” with the “real one” and you can easily say “whatever” to the all negative stuff which is going on around you and it’s such a miracle, isn’t it? 

Does it has a courage to wear high waisted skirt like that with tied denim shirt? See how “round I am”. : ) But I love to wear denim shirts, actually all kind of shirts like that. Even chiffon shirts; if you wear it with a bandage dress and tied it up would looks so nice and different as a night out outfit. Summer is on it’s way; so you can try! : ) 

Denim Shirt: Monki  //  Skirt: H&M  //  Tank Top: Topshop  //  Oxfords: Elle  //  Mirrored Sunnies: Choies.com  //  Bracelets: My Designs   //  Earings: Koton 

Çiçeği burnunda moda ve kültür dergisi Nouvelle Magazine şimdi sanal ortamda istediğiniz her an elinizin altında. Benim yazıma da hooop diye bu linkten ulaşabileceksiniz! : ) Kep şapkalarımızı bu yaz kombinlerimizden eksik etmiyoruz. Önerim; büyük halka küpeler ve  turuncuya yakın kırmızı tondaki bir ruj ile kullanmanız.  . )

                      http://www.nouvellemagazine.net/slogan-kep-sapkalar/